• Cuma 10 ° / 2 ° Fırtına
  • Cumartesi 9 ° / 0 ° Parçalı bulutlu
  • Pazar 6 ° / 0 ° Parçalı bulutlu

BALLICA MAĞARASI VE TOKAT

Yeşilırmak havzasının bereketli toprakları üzerinde kurulmuş, 6000 yıllık tarihi bulunan önemli bir ticaret ve kültür şehri olan Tokat, 14 Devleti ve birçok Beyliği içerisinde barındırmış, önemli bir Anadolu şehridir.

Yeşilırmak havzasının bereketli toprakları üzerinde kurulmuş, 6000 yıllık tarihi bulunan önemli bir ticaret ve kültür şehri olan Tokat, 14 Devleti ve birçok Beyliği içerisinde barındırmış, önemli bir Anadolu şehridir.

Yapılan kazılarda ele geçen buluntular, yörenin Kalkolitik Çağ'dan beri yerleşime açık olduğunu göstermektedir. Hatti, Hitit, Frig, Med, Pers, Büyük İskender, Pontus, Roma, Bizans, Arap, Danişment, Anadolu Selçuklu, İlhanlı, Beylikler, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinde bu topraklar hep önemli birer yerleşim alanı olmuştur.

2002 yılında bu ilimize ilk ziyaretimizi yapmış daha sonra birkaç kez daha hem merkezine hem de ilçelerini ziyaret etme imkanı elde etmiş idim. İlk ziyaretimizde beni çok büyüleyen ve etkileyen Tokat ilinin Pazar ilçesi sınırları içerisinde yer alan Ballıca mağarası oldu. Bu mağarayı gezip gördükten sonra Allah’ın varlığı ve büyüklüğüne bir kez daha şahit olmuştum. Kainatta ki her şey bize Allah’ın varlığını haykırıyor. Yerin alında binlerce yıl içinde oluşan sarkıtlar insanı adeta büyülüyor. Mağara çok büyük. Mağarayı aylarca gezseniz yine de bitiremezsiniz. Tokat ilinin Pazar ilçe merkezinin 7 kilometre güneyinde yer alan Ballıca Köyü’ne yaklaşık 1 kilometre güneydoğusunda ki Ballıca mağarası büyük olduğu kadar içerisinde doğal bir şekilde oluşmuş olan eşi benzeri bulunmayan sarkıtları ile ilgi çekmektedir. Bu sarkıtların milyonlarca yıl önce oluşmaya başladığı düşünülmektedir. Ballıca Mağarası 3,4 milyon yıllık olduğu tahmin edilmekte ve toplamda 680 metre uzunluğundadır. Mağara yarı yatay, yarı dikey olarak birbirine bağlı 5 kat ve 8 büyük salondan oluşmaktadır. Mağara içi şekillerine göre bölümlere ayrılmış ve her bölüm farklı isimlerle anılmaktadır. “Havuzlu Salon, Büyük Damlataşlar Salonu, Fosil Salonu, Yarasalar Salonu, Mantarlı Salon, Sütunlar Salonu ve Yeni Salon” isimleriyle anılan bu bölümler dışında oluşumu devam eden henüz ziyarete açılmamış bölümler de bulunmaktadır. Doğal oluşum süreci halen devam ettiğinden dolayı uzmanlar mağaranın her yıl biraz daha büyüdüğünü belirtmektedirler.

Ballıca mağarasında bulunmanın özellikle astım hastalığına iyi geldiği bilimsel olarak ispatlanmıştır. Bu durumun temel sebebi mağara içerisinde yer alan oksijenin dışarıya oranla çok daha fazla olmasıdır. Bu yüzden astım hastalığından şikayetçi olan çok sayıda kişi yıl içerisinde sıkıntılarından kurtulmak için Ballıca mağarasına gelmektedirler. Mağara yapısı karanlık olduğundan dolayı içeride çok sayıda yarasa bulunmaktadır. Özellikle turistlerin bu yarasaları görmek adına Ballıca mağarasını ziyaret ettikleri bilinmektedir. Mağara büyük ölçüde dış ortamdan soyutlandığından dolayı mağaranın sıcaklığı dış ortama göre fazladır. Yıl boyunca yapılan ölçümler sonucunda mağaranın 15 ila 20 derece arasında sıcaklığa sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca mağara içyapısı ıslak olduğundan dolayı mağaranın nem oranı bir hayli yüksektir. Ballıca mağarasında yaklaşık olarak % 60 civarında bir nem oranının olduğu bilim insanları tarafından tespit edilmiştir. 

Yarı kayalık yüksek bir tepenin yamacında bulunan mağaraya giriş, kısmen düzeltilmiş ana kaya bloğundan sağlanmaktadır. Aydınlatma, yürüyüş yolları, seyir terasları yapılarak 1996 yılında ziyarete açılan Ballıca Mağarası 10 bin metrekare yüzölçümüne sahiptir. Gezilip görülebilen kısmı 94 metre yüksekliğinde olan mağaranın en önemli karakteristik özelliği, “soğan sarkıt” oluşumlarına sahip olmasıdır. Mağaranın bir diğer önemli özelliği koloniler halinde yaşayan cüce yarasaların bulunmasıdır. Bu ‘küçük yarasa’ grupları mağaraya ayrı bir turistik önem  katmaktadır ve bu yarasalar mağarada bulunan en belirgin canlı grubudur. Astım hastaları için birebir olan mağara, normal sorunsuz insanlar için bile insan vücudunda muhteşem etkiler bırakmaktadır. Sağlıklı bir insan 90-95 metre inip çıktıktan sonra hiç yorulmadığını görecektir. Ayrıca içerideki havanın çok temiz olması nedeniyle insana bir dinamizm kazandırmaktadır.

Neredeyse 20 yıla yakın bir zaman oldu mağarayı ziyaret edeli. Kanaatimce bu ölçüde bir mağara dünyada yoktur. Eşsiz güzelliği ile mutlaka görülmesi gereken bir mağara. Sadece mağara değil Tokat merkezi ve ilçeleri mutlaka görülmesi gereken tarih kokan bir şehir. Türklerin Anadolu'ya gelişlerinden itibaren 900 yılda mimarlık adına ortaya koydukları önemli eserlerin kesintisiz olarak görülebileceği tek şehirdir Tokat. Bir çok medeniyete ev sahipliği yapan Tokat ili tarihi, turistik değerleri ile adeta bir açık hava müzesi konumundadır.

Önder GÜZELARSLAN