Anahtar Kelimeler: Say Yasası Nedir?

Say Yasası Nedir?

“Say Yasası nedir?” sorusunu cevaplamadan önce yasanın isim babası olan Fransız ekonomist Jean Baptiste Say’ı tanımakta fayda var.

“Say Yasası nedir?” sorusunu cevaplamadan önce yasanın isim babası olan Fransız ekonomist Jean Baptiste Say’ı tanımakta fayda var. Say, varlıklı ve eğitimli bir tüccar ailenin oğlu olarak 5 Ocak 1767’de Fransa’nın Lyon şehrinde dünyaya gözlerini açmıştır. Gençliğinde İngiltere’de eğitim gören ve ticaretle uğraşan Say, 20 yaşındayken Fransa’ya geri dönerek bir yandan sigortacılık, dergi editörlüğü, fabrika işletmeciliği gibi çeşitli işlerle uğraşmış ve hükümette görev almış, öte yandan ekonomi üzerine çalışmalarını sürdürerek çeşitli eğitim kurumlarında dersler vermiştir. Ünlü ekonomist Adam Smith’in görüşlerinden etkilenen Say, Smith ve David Ricardo’yla birlikte klasik ekonominin gelişimindeki baş aktörlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Arz ve Talep Kavramları

“Say Yasası nedir?” sorusuna verilecek cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için arz ve talep kavramlarının da bilinmesi gerekir. Kelime anlamı sunmak olan arz; belirli bir ürün veya ürün grubunun belirli bir piyasada belirli fiyatlarla satışa çıkarılmasıdır.
Talep ise ihtiyaçtan doğan ve alım gücüyle desteklenen satın alma isteği olarak tanımlanabilir. Denge durumuna ulaşmış her piyasada arz ve talep birbirine eşit çıkacaktır. Jean Baptiste Say’ı kısaca tanıyıp arz ve talep kavramlarını da tanımladığımıza göre artık asıl sorumuzu cevaplayabiliriz: Say Yasası nedir?

Her Arz Bir Talep Doğurur

Ekonominin merkezine arz-talep ilişkisini yerleştiren Say Yasası’na göre piyasada mal ve hizmetler parayla değil, başka mal ve hizmetlerle değiştirilmektedir. Para sadece bu değişimi kolaylaştıran bir araçtır. Dolayısıyla tüketim, üretimi destekleyen itici bir güç niteliğindedir. Bunun doğal bir sonucu olarak da piyasaya sürülen her arz, üretimin gerçekleşebilmesi için ihtiyaç duyulan üretim faktörlerine (emek, sermaye ve doğaya) olan talebi arttırmaktadır.

Kısacası her arz bir talep doğurmaktadır ve tam da bu sebepten piyasalarda arz ve talebin birbirine eşit olması kaçınılmazdır. Olası bir eşitsizlik durumunda, sözgelimi arz talepten fazlaysa ürünlerin fiyatı düşecek ve zarar etmek istemeyen üreticiler rasyonel davranarak üretimi azaltacak veya ürünlerini piyasadan çekecektir. Böylece arz ve talep tekrar denge durumuna gelecek ve ekonomik istikrar yeniden sağlanacaktır.